Kaynaklı güncel karar özeti
Danıştay 4. Daire: Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay,… · K. 2025/5393
Kararın kısa özeti
4. Daire, yerel mahkeme hükmünü temyizen inceledi. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili… Temyiz istemi yerinde görülerek incelenen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu analiz, T.C. Danıştay Başkanlığı Karar Arama sisteminde yayımlanan tam karar metnindeki dosya bilgileri, gerekçe ve hüküm bölümünden otomatik olarak oluşturulmuştur.
Resmî kaynaktan ayrıştırılan içerik
Karar künyesi ve uyuşmazlık
Olay ve yargılama süreci
- Karar türü: Temyiz incelemesi.
- DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın çözümü amacıyla, dava dilekçesindeki iddialar, savunma ve temyiz dilekçelerindeki iddialar ile proje alanının özellikleri dikkate alınmak suretiyle oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
- Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir. (Son cümleye yönelik, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/07/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/177 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.) (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar.
- Mahkemece, yukarıda sayılan bilirkişi tespitlerinin yanında bilirkişinin başka tespitleri de esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmakla birlikte, Mahkeme kararında yer alan iptal gerekçelerinden yukarıda sayılanlar dışındakilerin ÇED raporunu kusurlandırmayacağı ve dava konusu işlemin iptalini gerektirir nitelikte olmadıkları kanaatiyle yukarıda sayılan hususların dava konusu işlemin hukuka aykırılığı sonucunu doğurduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi, Mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Kararın gerekçesi
- 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6.…
- A) BİLİRKİŞİ RAPORUNUN İNCELENMESİ Jeoloji (Hidrojeoloji) Mühendisi tarafından, bölgenin Jeolojik ve Hidrojeolojik yapısına ilişkin literatürde bulunan bilgilerle dava dosyasında yer alan bilgilerin uyumlu olduğu, proje alanında aktif halde akarsu yatağı ve yer altı suyu kaynağı gözlenmediği, proje alanının bulunduğu hidrolojik mikro alt havzanın düşük drenaj alanına sahip olduğu, proje kapsamında yat limanı ve otelde konaklayanların kullanma suyu ihtiyacının şehir şebekesinden karşılanacağı, su ihtiyacının karşılanması için herhangi bir yeraltı suyu ve yüzeysel su kullanımının gerçekleştirilmeyeceği, proje faaliyeti esnasında yer altı suyunun kullanılmayacağının taahhüt edilmiş olduğu belirtilerek dava konusu işlemin uygun olduğu yolunda tespit ve kanaate yer verildiği, Ziraat Mühendisi tarafından, dava konusu proje alanının kara bölümünün deniz dolgusu ve arsa ile taşlık çalılık vasfındaki arazilerden oluştuğu, proje alanı içinde ekili veya dikili tarım arazisinin bulunmadığı, proje alanının tümünün 5403 sayılı yasaya göre tarım…
- ÇED raporunun incelenmesinden, gerçekleştirilmesi planlanan projenin, 24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Deniz Turizmi Yönetmeliğinin 9. maddesi uyarınca 4 çıpalı yat limanı olarak projelendirildiği belirtilerek Yönetmelik gereği; 4 çıpalı yat limanlarının sağlaması gereken niteliklere göre tüm ünitelerin proje alanında inşa edileceği (sayfa 3), bedensel engellilere de hizmet verecek şekilde bağlama kapasitesinin %10’u kadar otopark, bağlama kapasitesinin en az %20’si kadar otopark alanı veya otopark hizmeti sunulacağının taahhüt edildiği (sayfa 18,19), ayrıca revize imar planı doğrultusunda “Datça Yat Limanı Projesi” kapsamında deniz kısmında ve geri sahada planlanan üniteler arasında otoparkın da sayıldığı (sayfa 12), otopark alanının zemininin toprak dolgunun kotunda sıkıştırılması ile elde edileceği, sıkıştırılan toprak üzerine yalıtım ve drenaj uygulaması yapıldıktan sonra, hasır çelik donatılı vakumlu beton üzeri yüzey sertleştirici uygulaması yapılacağının belirtildiği (sayfa 33) görülmektedir.
Hüküm ve sonucu
Temyiz istemi yerinde görülerek incelenen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kararda uygulanan başlıca hükümler
- 2872 sayılı Kanun m. 10
- İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 49
Karar künyesi
4. Daire, E. 2025/1938, K. 2025/5393 · Karar tarihi: 21.10.2025 · Sonuç: Resmî hüküm fıkrasında kabul ve hükmün bozulması ve ret sonucu yer alıyor.
Bu kararın yayımlanması, benzer durumdaki kişisel dosyada kendiliğinden yeni bir başvuru süresi başlatmaz. Somut işlemin veya kararın tebliğ tarihi ayrıca esas alınır.
Hukuki Etki İmzası
Bu gelişme Muğla'da kimi etkileyebilir?
Bu resmî gelişme, Muğla'da benzer bir hukuki süreci veya dosyası bulunan kişiler için bir kontrol noktası oluşturabilir. Uygulanabilirlik, resmî metindeki olgularla kişisel dosyanın karşılaştırılmasına bağlıdır.
Bağlantı kontrolü
Durumunuz bu gelişmeyle örtüşebilir mi?
- Aynı hukuk alanında devam eden bir dosyanız veya tebliğ edilmiş işleminiz varsa
- Kararda tartışılan vakıa, belge veya usul sorunu sizin dosyanızda da bulunuyorsa
- İşlem, taşınmaz, işyeri veya yargılama Muğla ile gerçek bir bağlantı taşıyorsa
Delil kapısı
Önce hangi belgeler doğrulanmalı?
- Kişisel dosyadaki karar veya işlemin bütün sayfaları
- Tebliğ, teslim veya öğrenme biçimini gösteren kayıt
- Olayı ve talebi destekleyen tarihli belgeler
- Radar sayfasındaki resmî metinle karşılaştırılacak dosya bilgileri
Bugün atılacak adımlar
İlk güvenli işlem sırası
- Resmî gelişmenin başlığı ile yetinmeden kaynak belgenin kapsamını okuyun.
- Kendi dosyanızdaki tarihleri, taraf sıfatını ve yargılama aşamasını ayrı ayrı kaydedin.
- Süre veya sonuç konusunda benzer başlıktan otomatik sonuç çıkarmayın.
Değişiklik izi
Sürüm geçmişi
- Sürüm 13 Eylül 2026 · Kaynak tarihi 21 Ekim 2025
Önceki sürümler değiştirilmeden saklanır; resmî kaynak olguları ile Yeninci Hukuk değerlendirmesi makine kaydında ayrı alanlarda gösterilir.
Makinece okunabilir kaydı açBu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, belgeler ve süreler ayrıca değerlendirilmelidir. İnternet sitesindeki bilgiler hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi oluşturmaz. Bu sayfa resmî kayıttan otomatik oluşturulmuştur; resmî belgenin yerine geçmez.
Otomatik hukuki değerlendirme
Hukuki sorun
Somut uyuşmazlıkta yerel mahkeme hükmünün dayandığı vakıa ve hukuk kuralları kanun yolu denetimine elverişli ve hukuka uygun mudur?
Kararın uygulamadaki önemi
Karar; imar, kamulaştırma ve mülkiyete müdahale uyuşmazlıklarında usul, bedel veya ölçülülük denetimine ilişkin güncel bir örnek sunabilir. Aynı sonucun doğması için dosya olgularının karşılaştırılması gerekir.
Kararın sınırı
Karar, benzer başlıktaki her uyuşmazlıkta aynı sonucu otomatik olarak doğurmaz. Uygulanabilirlik için vakıalar, deliller, talep sonucu, yargılama aşaması ve karar tarihi tam metinle karşılaştırılmalıdır.