Kaynaklı güncel karar özeti

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi: ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması durumunda, söz konusu kararın davalı…

Ticaret, tüketici ve sigortaT.C. Adalet Bakanlığı UYAP Emsal Karar Arama
Resmî tam karar metninden oluşturuldu

Kararın kısa özeti

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması durumunda, söz konusu kararın davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı, usuli kazanılmış hak oluşturacak ise, usuli kazanılmış hakkın daha önce hüküm altına alınan tazminat miktarı ile mi sınırlı olduğu, özellikle aktüer hesaplama ile zararın belirlenmesi yoluna gidilen davalarda, aktüer hesaplamaya esas veriler açısından da usuli kazanılmış hakkın söz konusu olup olmayacağına hakkındaki Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; temyizen inceledi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, ayrıca ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar, kaldırma kararı üzerine verildiğinden, daha önce verilen kararın ise sadece davalılar tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek,… Resmî…

Bu analiz, T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Emsal Karar Arama sisteminde yayımlanan kesinleşmiş tam karar metnindeki dosya bilgileri, gerekçe ve hüküm bölümünden otomatik olarak oluşturulmuştur.

Resmî kaynaktan ayrıştırılan içerik

Karar künyesi ve uyuşmazlık

Olay ve yargılama süreci

  • Karar türü: Temyiz incelemesi.
  • İlk derece mahkemesi: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ.
  • Uyuşmazlığın türü: ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemiş olması durumunda, söz konusu kararın davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı, usuli kazanılmış hak oluşturacak ise, usuli kazanılmış hakkın daha önce hüküm altına alınan tazminat miktarı ile mi sınırlı olduğu, özellikle aktüer hesaplama ile zararın belirlenmesi yoluna gidilen davalarda, aktüer hesaplamaya esas veriler açısından da usuli kazanılmış hakkın söz konusu olup olmayacağına ilişkindir.
  • İncelenen yerel hüküm: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;.
  • Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; aracın zorunlu trafik sigorta poliçesinin şirket tarafından düzenlendiğini, şirketin maddi zarardan poliçe teminat limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararından dolayı davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca manevi tazminat talebinden sorumlu olmadıklarını savunarak, açılan davanın reddini istemiştir.

Kararın gerekçesi

  • DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, ayrıca ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar, kaldırma kararı üzerine verildiğinden, daha önce verilen kararın ise sadece davalılar tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir.
  • Yani dar anlamda istinaf sisteminde verilen kararın ileri sürülen hususlar çerçevesinde maddi ve hukuki denetimi yapılmaktadır (Hukuk Genel Kurulu, 28.01.2026 tarihli ve 2025/12-171 Esas, 2026/28 Karar) Dar anlamada istinaf yolunun kabul edilmiş olması nedeniyle (istinaf yoluna gidilmesi ilk derece yargılamasının devamı niteliğinde olmaması, kamu düzeni hariç sadece istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacak olması) denetim mahkemesi olan istinaf mahkemelerinin inceleme kapsamı nazara alındığında Yargıtay kararları açısından usul hukukunda yer bulan usuli kazanılmış hak, aleyhe bozma (kaldırma) yasağı ve aleyhe hüküm verme yasağının "istinaf kanun yolu" açısından da, istinaf incelemesi sırasında ve istinaf incelemesi sonrasında yeniden kurulacak hüküm açısından nazara alınacağı Dairemiz ve Yargı ekseriyeti tarafından kabul edilmektedir.
  • Kanun yoluna başvurmadan sonra istinaf eden aleyhine gelişen durumlar esas alınarak, yeniden tazminat belirlenerek, tazminat miktarının bu nedenle artması sonucu, ilk kararda verilen miktarla sınırlı sorumluluğa karar verilmesi, özellikle vekalet ücretinin hüküm tarihine göre arttığı ve yeni yargılama giderlerinin ilave edildiği durumda, usuli kazanılmış hakların korunduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, kanun yoluna gitmeyi anlamsız ve gereksiz kılan bir yaklaşım oluşturabileceğinden kanun yolları açısından mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu da doğurabilecektir. (zira ilk karardaki hata, kanun yolu ile tespit edilse dahi ilk karardan sonra artan asgari ücret nedeniyle aynı miktarla sorumlu olunacak bir durum da, artan yargılama gideri ve vekalet ücreti tarafın kanun yoluna gitmesini gereksiz kılacağı gibi, bu şekilde bir değerlendirme yapılması halinde HMK'nın 30. maddesi gereğince, tazminatın hataya rağmen ilk karardan sonra gelişen durum nedeniyle ilk kararı aşacağının belirlendiği durumlarda kararın bozulmasına ya da…

Hüküm ve sonucu

Resmî hüküm fıkrasında kabul ve kararın kaldırılması sonucu yer alıyor.

Karar künyesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2025/181, K. 2026/1149 · Karar tarihi: 19.06.2026 · Sonuç: Resmî hüküm fıkrasında kabul ve kararın kaldırılması sonucu yer alıyor.

Süre güvenlik kuralı

Bu kararın yayımlanması, benzer durumdaki kişisel dosyada kendiliğinden yeni bir başvuru süresi başlatmaz. Somut işlemin veya kararın tebliğ tarihi ayrıca esas alınır.

Hukuki Etki İmzası

Bu gelişme Muğla'da kimi etkileyebilir?

Hukuki Etki İmzası 1.0

Bu resmî gelişme, Muğla'da benzer bir hukuki süreci veya dosyası bulunan kişiler için bir kontrol noktası oluşturabilir. Uygulanabilirlik, resmî metindeki olgularla kişisel dosyanın karşılaştırılmasına bağlıdır.

Resmî tam metin doğrulandıHukuki etki notu, resmî kararın gerekçe ve hüküm bölümlerine bağlanabilir.
Özel karar akışı henüz yokSistem resmî kaynağı ve kontrol listesini gösterir; güvenilir bir eşleşme kurulamadığı için otomatik kişisel sonuç üretmez.
Yayın tarihi kişisel süre değildirBu kararın yayımlanması, benzer durumdaki kişisel dosyada kendiliğinden yeni bir başvuru süresi başlatmaz. Somut işlemin veya kararın tebliğ tarihi ayrıca esas alınır.
Türkiye genelinde geçerli gelişmeBu karar Muğla'ya özgü değildir; Muğla'da benzer dosyası olan kişiler için kontrol noktasıdır.

Bağlantı kontrolü

Durumunuz bu gelişmeyle örtüşebilir mi?

  • Aynı hukuk alanında devam eden bir dosyanız veya tebliğ edilmiş işleminiz varsa
  • Kararda tartışılan vakıa, belge veya usul sorunu sizin dosyanızda da bulunuyorsa
  • İşlem, taşınmaz, işyeri veya yargılama Muğla ile gerçek bir bağlantı taşıyorsa

Delil kapısı

Önce hangi belgeler doğrulanmalı?

  • Kişisel dosyadaki karar veya işlemin bütün sayfaları
  • Tebliğ, teslim veya öğrenme biçimini gösteren kayıt
  • Olayı ve talebi destekleyen tarihli belgeler
  • Radar sayfasındaki resmî metinle karşılaştırılacak dosya bilgileri

Bugün atılacak adımlar

İlk güvenli işlem sırası

  1. Resmî gelişmenin başlığı ile yetinmeden kaynak belgenin kapsamını okuyun.
  2. Kendi dosyanızdaki tarihleri, taraf sıfatını ve yargılama aşamasını ayrı ayrı kaydedin.
  3. Süre veya sonuç konusunda benzer başlıktan otomatik sonuç çıkarmayın.

Değişiklik izi

Sürüm geçmişi

  1. Sürüm 16 Eylül 2026 · Kaynak tarihi 19 Haziran 2026

Önceki sürümler değiştirilmeden saklanır; resmî kaynak olguları ile Yeninci Hukuk değerlendirmesi makine kaydında ayrı alanlarda gösterilir.

Makinece okunabilir kaydı aç

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, belgeler ve süreler ayrıca değerlendirilmelidir. İnternet sitesindeki bilgiler hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi oluşturmaz. Bu sayfa resmî kayıttan otomatik oluşturulmuştur; resmî belgenin yerine geçmez.