Kaynaklı güncel karar özeti

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi: maddesinde düzenlenen İflas yolu ile takibe karşı yapılan İtirazın kaldırılması ile borçlu şirketin iflasının istemine ilişkindir.İlk derece… · K. 2026/888

İcra ve iflasT.C. Adalet Bakanlığı UYAP Emsal Karar Arama
Resmî tam karar metninden oluşturuldu

Kararın kısa özeti

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme hükmünü temyizen inceledi. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 154. maddesinde düzenlenen İflas yolu ile takibe karşı yapılan İtirazın kaldırılması ile borçlu şirketin iflasının istemine ilişkindir.İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı… Resmî hüküm fıkrasında ret sonucu yer alıyor.

Bu analiz, T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Emsal Karar Arama sisteminde yayımlanan kesinleşmiş tam karar metnindeki dosya bilgileri, gerekçe ve hüküm bölümünden otomatik olarak oluşturulmuştur.

Resmî kaynaktan ayrıştırılan içerik

Karar künyesi ve uyuşmazlık

Olay ve yargılama süreci

  • Karar türü: Temyiz incelemesi.
  • İlk derece mahkemesi: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi.
  • İcra Müdürlüğü'nün.... sayılı dosyası üzerinden iflas yoluyla takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, borçlu şirket hakkındaki iflas taleplerinin m.166/2'de belirtilen usule uygun olarak ilan edilmesine, İİK m.159 hükmü uyarınca teminatsız olarak muhafaza tedbitlerinin alınmasına, borçlu şirketin icra takibine yaptığı itirazının iptali ile davalı borçluya depo emri çıkarılmasına, depo emrine rağmen müvekkili şirkete olan borcun ödenmemesi halinde davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve davanın kötü niyetle açıldığını, müvekkili şirketin
  • Arasında paylaştırılarak ödendiğini, davalı şirketin bu kapsamda kira ödemelerini düzenli şekilde gerçekleştirdiğini, davalının taşınmazı fiilen tahliye etmiş olmasına rağmen sözleşme süresi sonuna kadar kira bedellerini ödediğini, davacı tarafından kira bedellerinin, Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesine aykırı biçimde ve aynı kira dönemi içinde birden fazla kez artırıldığını, bu hukuka aykırı artışlara karşılık davalı tarafından iade faturaları düzenlendiğini, söz konusu faturaların elektronik ortamda ve noter ihtarnameleri ekinde davacıya gönderildiğini, ancak davacı tarafından muhasebe kayıtlarına alınmadığını, bu nedenle davacının iddia ettiği alacağın doğmadığını, ayrıca kira…
  • İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Davalı/kiracı ile davacı/kirayaveren ve davadışı/kirayaveren arasında, 01/01/2022 tarihli Taşınmaz Kirası Sözleşmesi akdedildiği, mali verilerin tetkikinden taraflar arasında başkaca ilişki bulunmadığı, davacı tarafın cari hesaba dayalı alacak talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 01/01/2022 - 31/12/2022 tarihleri arasında devam ettiği süre sonunda sözleşme süresinin 1 yıl daha uzadığı, uzayan 1 yıllık sürenin 01/01/2023-31/12/2023 tarihleri arasında devam ettiği süre sonunda sözleşme süresinin 01/01/2024- 31/12/2024 tarihleri arasında devam etmek üzere 1 yıl daha uzadığı ve 1 yıl dolmadan önce, 30/05/2024 tarihinde davalı…

Kararın gerekçesi

  • DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 154. maddesinde düzenlenen İflas yolu ile takibe karşı yapılan İtirazın kaldırılması ile borçlu şirketin iflasının istemine ilişkindir.İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı kiracının bakiye kira borcu kalmadığı, davacının davalıdan cari hesaba dayalı alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
  • Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasında cari hesap ilişkisinden doğan alacağa ilişkin başlatılan iflas yoluyla adi takibe yapılan itirazın kaldırılması isteminin yerinde olup olmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacının davalı şirket aleyhine başlatılan takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı bu kapsamda itirazın kaldırılması ve iflas şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
  • Şirketi olduğu, 124.577,86 TL nin tahsili için dayanak olarak cari hesap alacağı gösterilerek takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı borçlunun ise yasal sürede 05.12.2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı alacaklının ise, itirazın kaldırılması ile birlikte İflas talepli davasını, İİK nun 156.maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde 20.03.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.İİK nun 154. maddesi gereğince İflas yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, takibin duracağı, alacaklının bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği İİK ‘nun 156/3. fıkrasında düzenlenmiştir.

Hüküm ve sonucu

Resmî hüküm fıkrasında ret sonucu yer alıyor.

Kararda uygulanan başlıca hükümler

Karar künyesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2026/765, K. 2026/888 · Karar tarihi: 18.06.2026 · Sonuç: Resmî hüküm fıkrasında ret sonucu yer alıyor.

Süre güvenlik kuralı

Bu kararın yayımlanması, benzer durumdaki kişisel dosyada kendiliğinden yeni bir başvuru süresi başlatmaz. Somut işlemin veya kararın tebliğ tarihi ayrıca esas alınır.

Hukuki Etki İmzası

Bu gelişme Muğla'da kimi etkileyebilir?

Hukuki Etki İmzası 1.0

Bu resmî gelişme, Muğla'da benzer bir hukuki süreci veya dosyası bulunan kişiler için bir kontrol noktası oluşturabilir. Uygulanabilirlik, resmî metindeki olgularla kişisel dosyanın karşılaştırılmasına bağlıdır.

Resmî tam metin doğrulandıHukuki etki notu, resmî kararın gerekçe ve hüküm bölümlerine bağlanabilir.
Özel karar akışı henüz yokSistem resmî kaynağı ve kontrol listesini gösterir; güvenilir bir eşleşme kurulamadığı için otomatik kişisel sonuç üretmez.
Yayın tarihi kişisel süre değildirBu kararın yayımlanması, benzer durumdaki kişisel dosyada kendiliğinden yeni bir başvuru süresi başlatmaz. Somut işlemin veya kararın tebliğ tarihi ayrıca esas alınır.
Türkiye genelinde geçerli gelişmeBu karar Muğla'ya özgü değildir; Muğla'da benzer dosyası olan kişiler için kontrol noktasıdır.

Bağlantı kontrolü

Durumunuz bu gelişmeyle örtüşebilir mi?

  • Aynı hukuk alanında devam eden bir dosyanız veya tebliğ edilmiş işleminiz varsa
  • Kararda tartışılan vakıa, belge veya usul sorunu sizin dosyanızda da bulunuyorsa
  • İşlem, taşınmaz, işyeri veya yargılama Muğla ile gerçek bir bağlantı taşıyorsa

Delil kapısı

Önce hangi belgeler doğrulanmalı?

  • Kişisel dosyadaki karar veya işlemin bütün sayfaları
  • Tebliğ, teslim veya öğrenme biçimini gösteren kayıt
  • Olayı ve talebi destekleyen tarihli belgeler
  • Radar sayfasındaki resmî metinle karşılaştırılacak dosya bilgileri

Bugün atılacak adımlar

İlk güvenli işlem sırası

  1. Resmî gelişmenin başlığı ile yetinmeden kaynak belgenin kapsamını okuyun.
  2. Kendi dosyanızdaki tarihleri, taraf sıfatını ve yargılama aşamasını ayrı ayrı kaydedin.
  3. Süre veya sonuç konusunda benzer başlıktan otomatik sonuç çıkarmayın.

Değişiklik izi

Sürüm geçmişi

  1. Sürüm 120 Eylül 2026 · Kaynak tarihi 18 Haziran 2026

Önceki sürümler değiştirilmeden saklanır; resmî kaynak olguları ile Yeninci Hukuk değerlendirmesi makine kaydında ayrı alanlarda gösterilir.

Makinece okunabilir kaydı aç

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, belgeler ve süreler ayrıca değerlendirilmelidir. İnternet sitesindeki bilgiler hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi oluşturmaz. Bu sayfa resmî kayıttan otomatik oluşturulmuştur; resmî belgenin yerine geçmez.